GÜRBÜZ DOĞAN EKŞİOĞLU

Ordu’lu bir ailenin 5 çocuğunun en küçüğü olarak 1954 yılında dünyaya geldi.

 

Resme olan ilgisi küçük yaşlarda başladığından, kağıt kalemi ne zaman eline aldığını hatırlamıyor bile. Yaşı ilerledikçe bu ilgisi tutkuya dönüştü. Hem de okulda sınıf tekrarı yapacak kadar. Ekşioğlu, “O kadar tembel bir öğrenciydim ki! Sadece resim ve beden eğitimi derslerinden 10 alır, diğerlerinden hep düşük not alırdım” diyor.

Dersleri boşladığı için ailesi resim yapmasına karşı çıktı. İlkokul 5’inci sınıfa kadar düşük notlarla idare etti ama ortaokula geçemeden ikmale kaldı. Evde kıyametler koptu. Baba “bir daha resim yapmayacaksın” anne, “oku da büyük adam ol” dese de, o gizli gizli resim yapmaya devam etti. Yine ders çalışmadığı için önce ortaokul 2’de, ardından lise son sınıfta kaldı. Ailesi söz geçiremeyince “ne istiyorsan onu yap” diye hayalleri için onu özgür bıraktı. Liseye kadar Ordu’da okuyan Ekşioğlu, üniversite için 19 yaşında İstanbul’a geldi.

1973 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu’nun (Şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) sınavlarına girdi. İki aşamalı sınavın ilkinden geçti ama ikincisinden kaldı. O da puanı tutan başka bir okula girmeye çalıştı. Puanı İzmir’deki Eczacılık Yüksekokulu ile Erzurum’daki Ziraat Fakültesi’ni tuttu. Tercihini “Bağ bahçemiz var. En azından okulu bitirince ailemin de bir işine yararım” diye, Ziraat Fakültesi’nden yana kullandı. Ancak 2 ay okuduktan sonra, “Bu bölüm bana göre değil” diye tası tarağı toplayıp İstanbul’a döndü.

 

Yıldız Üniversitesi’ne bağlı Kadıköy’deki Devlet Mimarlık ve Mühendislik Yüksekokulu Elektrik Mühendisliği Bölümü’ne giren Ekşioğlu, bu okulu da (ailesinin oturduğu) Aksaray’dan her gün Kadıköy’e gidip gelmek zor oluyor diye bıraktı ve yine aynı üniversiteye bağlı Vatan Caddesi’ndeki Devlet Mimarlık ve Mühendislik Yüksekokulu İnşaat Mühendisliği’ne girdi. Burada 2 yıl öğrenim gördü. Ama aklı güzel sanatlardaydı. Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu’nun sınavlarına başvurdu. Ve sonunda grafik bölümünü dereceyle kazandı.

Haftaiçi okulda, haftasonları evde, durmadan çiziyor, bir yandan da yarışmalara katılıyordu. İlk olarak Güzel Sanatlar Yüksekokulları arasında düzenlenen fotoğraf yarışmasında şansını denedi. Dereceye girip, ödül aldı. Sonra, Vatan Gazetesi’nin düzenlediği karikatür yarışmasında 3’üncü oldu ve 5 bin lira ödül kazandı. Yarışmalarda hem kendini geliştiriyordu, hem de kazandığı para ödülleri geçimini sağlıyordu. 2,5 yıl boyunca katıldığı yarışmalarda 13 ödül aldı. Okulu bitirince bir reklam ajansında aylık 15 bin lira maaşla çalışmaya başladı. Kendi deyimiyle bir yıl “memur gibi çalıştıktan” sonra, sanatını ve duygularını ifade edemediği için istifa etti. Mezun olduğu okulda Temel Sanat Eğitimi dersinde 8 bin lira maaşla, haftada 3 gün asistanlık yapmaya başladı. Kalan zamanlarda özel işler, çizimler yapıyor ve sergiler açıyordu.

Ekşioğlu, 1980’de girdiği üniversiteden 25 yıl sonra emekli olarak ayrıldı. Ve 2006 yılından beri Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

Gürbüz Doğan Ekşioğlu, 27’si uluslararası, 44’ü ulusal olmak üzere toplam 71 ödülün sahibi bir uluslararası sanatçı. Uluslararası Aydın Doğan Karikatür Yarışması’nda 6 kez ödül alan Ekşioğlu, aynı yarışmada 11 yıl da kesintisiz jüri üyeliği yaptı. Hayatını değiştiren insanlarla da bu sayede tanıştı. Jüride yer alan dünyaca ünlü karikatüristler ona, “Çizimlerin çok iyi. Neden yurtdışında şansını denemiyorsun?” diye sorunca, o da çalışmalarını New York Times ve Time dergisine gönderdi. Kazandığı başarılar ve aldığı ödüllerle güveni artan Ekşioğlu, New York Times’a gönderdiği çizimleri beğenilince Amerika’nın yolunu tuttu. Gazeteye gittiğinde ondan matematik ve uzay temalı bir illüstrasyon istediler. O da 8 saat boyunca eskiz çalışmaları yaptı. Yaptığı çalışma gazetenin en önemli çizerlerinin olduğu sayfada yayımlandı. Uluslararası alanda kazandığı başarıların temelleri böyle atıldı.

Eşkioğlu’nun dergi, gazete ve sergilerle 300’ün üzerinde çalışması yayımlandı. ABD, Almanya, Belçika, Bulgaristan, Çin, İtalya, İsviçre, İran, Japonya, Makedonya, Macaristan, Kanada, Kosova, Pakistan ve Yunanistan gibi ülkelerde çok sayıda eseri yayımlandı. Çizimleri, bir milyon satan haftalık New Yorker’a 6 kez kapak oldu. Karikatür ve illüstrasyon çalışmaları, New York Times ve Forbes gibi dergileri süsledi. New Yorker’ın son sayısına yaptığı illüstrasyon çalışması için Türk basını “Bir kapak yaptı, 12.000 doları kaptı” diye tam sayfa haberini yaptı.

Doç. Dr. Gürbüz Doğan Ekşioğlu: Hastane, sinema, üniversite… Nereye gidersem gideyim yanımda mutlaka defter kalem taşıyorum. Gördüğüm her şeyle ilgili eskizler çiziyorum. Nasıl insanlar ayakkabı giymeden dışarı çıkmazsa, ben de defter kalemim olmadan çıkmıyorum. Katıldığım yarışmalarda birçok ödül aldım. Bu ödüller benim daha profesyonel olmamı sağladı. Bilgimi, tecrübeyle birleştirip başarıyı yakaladım. Üniversite hayatı insana yeni kapılar açıyor. Doğru eğitim verildikten sonra herkes meslek sahibi olabilir. Yeteneğe inanıyorum ama eğitim olmadan hiçbir önemi yok. Gençlerin mutlaka üniversite okuması gerekiyor. Her insanın mutlaka bir konuya ilgisi ve yeteneği vardır. Aileler çocuklarının bu duygusunu keşfetmesi için yardımcı olmalı. Böyle olmazsa, sistem onu belki de hiç istemediği bir mesleğe yöneltir. Kimse ilgi duymadığı bir işi yapmamalı. Bu zoraki seçim onu hayatı boyunca mutsuz edecektir.

Ref: https://www.kigem.com/yeteneginin-pesinden-gitti-hayati-degisti.html