Merih Akoğul Söyleşisi

Muammer Yanmaz atölyesiyle tanışalı ilk söyleşi dinleyişim. Gitmeden önce  Merih Akoğul’un sitesine , sitesinde yer alan tüm proje çalışmalarına baktım. Her biri, yaşamın kendi dinamiğinden, duyarlılığından ince zekasından ve bilgisinden beslendiği anlaşılıyor.
Daha önce kendisini tanımıyordum. O nedenle herşeyi ile bu söyleşi fazlasıyla ilgimi çekmişti.

Merih beyin yazı dili ne kadar ağırsa bizlerle konuşurken ve bilgilerini paylaşırken o kadar espirili ve sadeydi. Şahsen ben çok keyif aldım. Bizlere çektiği fotoğrafları, kendi iç aydınlanmasını, nelerden ve kimlerden beslendiğini anlattı. 2001-2007 yılları arasında Anadolu’da çektiği 72 fotoğrafından oluşan “SANKİ” isimli kitabında yer alan fotoğraflarından oluşan bir slayt show izledik.
Belgesel tarzda, müdahalesiz siyah beyaz çekilmiş fotoğraflarından bir sürü ilginç şey anlattı. Nesneler, mekânlar ve insanlar arasındaki ilişkiyi, kendine özgü bakış açısıyla yorumluyor.
Türkiye’nin farklı köşelerinde tanık olduğu tezadlıkları, anları, o anların içinde yaşanan duyguları, çelişkileri ince zekası ve evrensel değerlerle yaşama bakan açısıyla çektiği her bir fotoğraf ayrı bir güzellikteydi.

Merih bey sadece fotoğrafçılığı ile değil aynı zamanda eğitmenliği  ve fotoğraf kuramıyla ilgili yaptığı çalışmalarıyla da tanınıyor.  Avrupa’nın çeşitli kentlerini, diğer yandan da Türkiye’nin ve yaşadığı kent olan İstanbul’un dinamiklerini de fotoğraflara dönüştürmek ve görsel bir bellek oluşturmak üzerine yoğun bir biçimde çalışıyor.

Merih beyin fotoğraf sanatçılığının yanında yazar ve şair kimliği de var. Sanatçı, “SANKİ” isimli sergisi için gene aynı isimli dizelerle şöyle anlatıyor;

“Sanki küçük bir çocuğum,
boynumda basit bir makine ile büyük fotoğrafların hayalini kuruyorum.
Sanki her şeyi unutmuş da fotoğraflara bakarken hatırlamışım.
Sanki zamanı tam tutacakken elimden kaçırmışım.
Sanki bu dünyayı erkenden bırakıp gitmiş ustalarım ve hocalarım hala yanımdalar.
Sanki; dünyadaki her şey bir fotoğrafa girmek için var.”

Yeryüzünde herkesin kendine ait fotoğrafının bir yerlerde gizli olduğuna inanan sanatçı, fotoğraf serüveninin büyük kısmının kendine ait görüntüleri aramakla geçtiğini söylüyor.

Kısacası diyor ki; her şeyi okuyun, bir kaç konuda çokça bilginiz pek çok konuda fikriniz olsun. Mutlaka müzik bilginiz olsun. Çok fotoğraf çekmek yerine bir tane çekin ancak altına yazacağınız,  fotoğrafın anlattığı bir hikaye veya dayandığı düşünce olsun. Şimdilik sevgiler saygılar.

merih akogul 01 merih akogul 02

Use a Highlighter on this page
Related Posts with Thumbnails

Leave a Reply

 

 

 

You can use these HTML tags

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>