Bu yaz tatilinde İstanbul’da kalmayı tercih ettik. Yaz kış önünden geçipte bir kez olsun kapısından girmediğimiz, içerde neler olduğunu sadece gazete haberlerinden yada gidenlerin anlattıklarıyla öğrendiğimiz müzelere gitmeye karar verdik. İlk gittiğimiz yer Koç Müzesi oldu. Bu sayede orda “Minyatür Odalar” sergisi olduğunu daha sonrasında da gitmeseydik neler kaçırırmışız onu gördük. Tam kelimesiyle muhteşemdi.
Henry Kupjack yıllardır minik, büyüleyici ve her detayı kusursuz dünyalar yaratıyor. Pek çok ‘Minyatür Oda’ çalışması Winterthur Müzesi, Chicago Sanat Enstitüsü, Boston Kütüphanesi ve Illinois Devlet Müzesi’nde, Forbes Galerisi’nde sürekli olarak sergilenmekte. Florida Naples Sanat Müzesi, Winterthur Müzesi gibi müzelerde yer alan 50′den fazla ‘Minyatür Oda’sı bulunmakta. İşte Türkiye’de de sergilenmiş olan bu odalardan bir kaç resim paylaşmak istiyorum.
Gördüklerim şaşkınlık ve hayranlık uyandırırken, hayal aleminde hissettiren , parmak çocuk olup içinde dolaşma arzusu yaratan odaları görmüş olmaktan ne kadar mutlu olduysam da çektiğim fotoğraflar için aynı şeyleri söyleyemiyorum . Fotoğrafların netlik kalitesi daha iyi olabilirdi. Acemiliğimi saymazsak her bir odanın camdan bir kutunun içinde sergileniyor olması ve ışığın sadece içerden gelmesi işimi oldukça zorlaştırdı. Belki daha bilinçli bir şekilde orda olabilseydim bir polarize filtrem olsaydı camdaki yansımalar fotoğraflar üzerinde istemediğim görüntülerin oluşmasına neden olmazdı. Neyse bu kadar şikayetten sonra işte oradan bir kaç kare.
Fotoğraflar sırasıyla ilk iki fotoğraf Montmorenci Merdivenli Salona (1830) aittir. Üçüncü ise 1700’lere ait Japon Çiftlik Evi Mutfağından. Dördüncü ve beşinci fotoğraf Blackwell Misafir Odasından,( 1760). Altıncı ve yedinci fotoğraf XVI. Louis’nin Yemek Odası. Sekiz ve dokuzuncu fotoğraf ise 1950’ler New York’unda Sanatçı Stüdyosu.
Şimdilik bu kadar diğerlerini başka bir gün eklemeyi planlıyorum.

A. Murat EREN
Celal ERDOĞDU
pino'nun yeri





























Son Yorumlar